Tüp mide ameliyatı olanlar ne zaman oruç tutabilir sorusunun cevabı çoğu kişi tarafından merak edilmektedir. Tüp mide (Sleeve Gastrektomi) veya diğer obezite cerrahisi operasyonları geçiren hastalar, ameliyat sonrası dönemde çok dikkatli olmalıdır. Sebebi ise metabolik yapı stabil hale gelene kadar beslenme ve sıvı alımına çok daha fazla özen göstermeleri gerektiğidir. Bu süreçte uzun süreli açlık ve susuzluk gerektiren oruç tutma, sağlık açısından ciddi riskler doğurabilir. Genellikle doktorların çoğu tüp mide ameliyatı olanların oruç tutması için ilk 2 yıl beklemelerini tavsiye ederler. 2 yıl sonrasında ise doktor ve diyetisyen kontrolü ile kişiye özel değerlendirme yapılması gerekir.
Tüp Mide Ameliyatı Geçiren Hastalar Oruç Tutabilir Mi?
Tüp mide ameliyatı sonrası vücutta metabolik değişiklikler olur. Bu metabolik değişiklikleri bağlı olarak mide hacmi küçülür. Uzun açlık süresi içerisinde gerekli besin ve sıvı takviyesini zamanında almak zorlaşır. Bu nedenle tüp mide ameliyatı veya gastric bypass gibi operasyonlardan sonra ilk 24 ay oruç tutulması önerilmez. Ancak bu dönemin sonunda da kişinin genel sağlık durumu değerlendirilmek zorundadır. Ardından kilo kaybı hedefleri ve laboratuvar bulguları dikkate alınarak hekim ve diyetisyen onayı ile oruç tutulabilir.

Tüp Mide Ameliyatı Olan Hastalarda Oruç Tutmanın Sakıncaları
Tüp mide ameliyatı olan hastalarda oruç tutmanın sakıncaları şu şekildedir:
- Sıvı ve elektrolit dengesi bozulur. Mide hacmi küçüldüğü için sıvı alımı azalacaktır. Uzun açlık süresince yeterince sıvı almak mümkün olmaz. Bu durum, özellikle sıcak havalarda dehidrasyon, böbrek sorunları ve elektrolit dengesizliğine yol açabilir.
- Besin yetersizliği riskleri ortaya çıkabilir. Ameliyat sonrasında sık ve küçük öğünlerle beslenmek gerektiğinden uzun süreli açlık dönemleri protein, mineral ve vitamin alımını zorlaştırmaktadır. Özellikle B vitamini, demir ve protein eksiklikleri gelişebilir.
- Dumping sendromu adı verilen uzun süren açlıktan sonra hızlı ve kontrolsüz yeme, karın ağrısı, bulantı, terleme ve halsizlik gibi şikayetler ortaya çıkar.
Bu nedenlerden dolayı tüp mide ameliyatından sonra erken dönemde oruç tutulmadan önce doktorunuzla istişare etmelisiniz.
İftardan Sonra Beslenme ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Tüp mide ameliyatı sonrası beslenme sağlıklı kilo kaybı için kritik öneme sahiptir. Ameliyatın başarılı olması hastanın gayretine de bağlıdır. Tüp mide ameliyatı geçiren hastaların:
- Az ve sık beslenmeleri,
- Yeterli protein almaları,
- Bol sıvı tüketmeleri,
- Şekerli ve yüksek yağlı yiyeceklerden kaçınmaları gerekir.
Oruç tutulsa bile iftar ve sahur arasında bu beslenme kurallarına dikkat edilmelidir. Aksi halde metabolik denge bozulabilir. Bununla ile birlikte mide ve bağırsak şikayetleri ortaya çıkar.
Doktor ve Diyetisyen Onayı Neden Önemlidir
Tüp mide ameliyatı sonrasında bireylerin vücut yapısı, kilo kaybı hızı, kan değerleri ve genel sağlık durumları birbirinden farklıdır. Bu nedenle oruç tutma kararı kesinlikle kişiye özel değerlendirilmelidir. 12–24 ay sonrası için planlanan oruçlarda doktor, diyetisyen ve gerekiyorsa endokrinolog kontrolü şarttır. Ameliyat sonrası ortaya çıkacak sağlık riskleri böylece minimize edilir.
Ramazan ayı yaklaşırken tüp mide ameliyatı geçiren hastaların en sık araştırdığı konulardan biri “Ne zaman oruç tutabilirim?” olmaktadır. Tüp mide ameliyatı sonrası mide hacmi küçüldüğü için bir öğünde tüketilebilen besin miktarı azalmaktadır. Bu durum hem beslenme düzenini hem de sıvı alımını doğrudan etkiler. Ameliyatın ilk 3 aylık döneminde hastalar katı gıdalara kademeli olarak geçmelidir. Bu süreçte katı gıda miktarının azalmasıyla birlikte tuz (sodyum) alımı da düşer. Tuz alımı azaldığında vücudun susama hissini baskılanır. Bu nedenle birçok hasta ameliyat sonrası dönemde suyun tadını farklı algıladığını söylemektedir. Yeterli miktarda su içmekte zorlanan hastalarda tadın değişmesi durumu kısa sürede geçer.
Doktorunuz oruç tutmanızı tavsiye etmediyse buna uymasınız. Yetersiz sıvı tüketimi; idrarda koyulaşma, idrar miktarında azalma, böbreklerin zorlanması ve kabızlık gibi sorunlara yol açabilir. Kalın bağırsakta sıvı azaldıkça dışkı sertleşir ve kabızlık şikâyeti artar. Bu tabloya uzun süreli açlık da eklendiğinde, tansiyon düşüklüğü ve ciddi halsizlik problemleri yaşanabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S)

1. Oruç tutarken mide koruyucu veya düzenli kullanılan ilaçların saati nasıl ayarlanmalıdır?
Tüp mide ameliyatı sonrası mide asidini dengelemek için kullanılan mide koruyucular ve vitaminler, oruç tutulan dönemde iftar ve sahur vaktine göre yeniden düzenlenmelidir. Mide koruyucular genellikle sahurdan yaklaşık 30 dakika önce; vitamin ve mineraller ise mide hassasiyetini önlemek adına iftardan sonra tok karnına alınmalıdır. Ancak bu düzenleme mutlaka sizi takip eden cerrahın onayıyla yapılmalıdır.
2. Ramazan ayında oruç tutan tüp mideliler için iftar-sahur menüsü nasıldır?
Mide hacmi sınırlı olduğu için menüler yüksek proteinli ve düşük hacimli gıdalardan oluşmalıdır. İftarda küçük bir kase proteinli çorba ile başlanmalı, 15-20 dakika ara verdikten sonra ana öğün olarak haşlama tavuk, balık veya yumuşak pişmiş et tercih edilmelidir. Sahurda ise gün boyu tokluk sağlaması için yumurta, lor peyniri ve tam tahıllı ürünler tüketilerek sıvı alımı ihmal edilmemelidir.
3. Oruç tutmak ameliyat sonrası kilo verme hızını artırır mı?
Sanılanın aksine uzun süreli açlık, metabolizma hızını yavaşlatarak vücudun “kıtlık moduna” girmesine ve kilo kaybının duraklamasına neden olabilir. Ayrıca yetersiz protein alımı kas kaybına yol açarak tartıdaki rakamın yanıltıcı olmasına sebep olabilir. Kilo kaybı hedeflerinin zarar görmemesi için doktorunuzun belirlediği 2 yıllık süreci tamamlamadan oruç tutulmamalıdır.
4. 2 yıl geçmesine rağmen kronik hastalığı (şeker, tansiyon vb.) olan tüp mideliler oruç tutabilir mi?
Ameliyatın üzerinden 2 yıl geçse dahi, şeker veya tansiyon gibi kronik hastalıkları devam eden bireylerde uzun süreli açlık hayati riskler doğurabilir. Bu tip durumlarda sadece cerrahın değil, aynı zamanda endokrinoloji ve dahiliye uzmanının da onayı gerekir; çünkü metabolik denge bu hastalıklarda çok daha hassastır.
5. Oruç tutarken aşırı halsizlik hissedilirse ne yapılmalı?
İdrar renginde aşırı koyulaşma, idrar miktarında azalma, soğuk terleme, titreme veya ciddi baş dönmesi gibi belirtiler dehidrasyon (sıvı kaybı) veya hipoglisemi (şeker düşüklüğü) sinyalidir. Bu semptomlar görüldüğünde, böbreklere zarar vermemek ve tansiyon düşüklüğünü engellemek adına oruç sonlandırılmalı ve sıvı takviyesi yapılmalıdır.
6. Sahurda tüketilmesi gereken, gün boyu tokluk sağlayacak protein kaynakları nelerdir?
Mide hacminin küçüklüğü nedeniyle sahurda mideyi yormayacak ancak uzun süre tok tutacak “kaliteli proteinler” seçilmelidir. Anne sütünden sonra en kaliteli protein olan yumurta, sahurun vazgeçilmezidir. Yanında lor peyniri, yoğurt veya kefir gibi probiyotik kaynakları tüketmek hem sindirimi kolaylaştırır hem de tokluk süresini uzatır.
7. Ameliyattan 2 yıl sonra oruç tutanlarda “mide genişlemesi” riski var mı?
İftarda uzun süren açlığın etkisiyle hızlı ve kontrolsüz yemek yemek, mide duvarına aşırı baskı yaparak zamanla mide hacminin genişlemesine (dilatasyon) neden olabilir. Ayrıca hızlı yeme, Dumping Sendromu dediğimiz bulantı, halsizlik ve çarpıntı tablosunu tetikleyebilir. Bu riski önlemek için iftardan sahura kadar olan sürede öğünler yayılmalı, katı-sıvı ayrımına dikkat edilmelidir.


